Ayvalık çocukluğumdan beri gittiğim seyahat rotalarından biri. Eskiden daha yaşlıydı, bu gidişimde gençleştiğini fark ettim. Bu yaz, daha önce keşfetmediğim yeni bir koyu, bir de mekanı kattı hayatıma. Gece gece hastanede biten bir macera yaşattı. Bu kadar sakin bir sayfiye yerinde nasıl bu kadar macera yaşadığımı ben de anlamadım 🙂 Geriye güzel anılar ve öneriler kaldı. Lafı çok uzatmıyorum ve başlıyorum 🙂

BIYIKLI

 

Keep calm and keep calm again ? #keepcalm #summer

cansu elter (@cansuelter) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bıyıklı Koyu, Cunda’nın en ucunda ikamet eden, gitmesi biraz zahmetli ancak gittiğinize değecek kadar güzel denizi ve işletmesi olan bir koy. Epey kalabalık, popüler bir yer. Kalabalıkları çok sevmesem de buradaki yoğunluk beni hiç rahatsız etmedi. Tamamen şansımıza iskelenin en ucunda yer bulduğumuz ilk gün dedim ki tamam burası güzel 🙂 İşletmenin çalışanları o kadar iyi niyetli ki günün sonunda çadır kurma isteğimizi geri çevirmediler. Normalde geceliği 250 TL olan mekanda bizden hiçbir mebla almadılar ve çadırlı gezginleri hiçbir zaman reddetmediklerini belirttiler. Deniz çok duru, çok balıklı:) Mekan o kadar huzurluydu ki ertesi gün yola çıkmayı hiç istemedim. Gece denizin içindeki bungalovlarda, yıldızları izlerken uyuyakaldım. Ayvalık’a yolunuz düşerse Bıyıklı Koyu’nu es geçmeyin derim. Gitmişken anne patateslerini yemeden dönmeyin (yalnız biraz beklersiniz, ona göre).  

Sabah mesaji ?? #gunaydin #goodmorning cansu elter (@cansuelter) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

 

  DEMLENME  

Bize Hangover 4’ü yaşatan gecenin başı orada aldığımız ilk yudumda saklı sanırım. Bunu keyiften söylüyorum, kötü niyetli değil. Mutlu olmazsan sarhoş olmak biraz zordur. Bizi sarhoş ettiğin için teşekkürler Sokaki Meyhane. Yine bayram yüzünden yoğun olan bir gecede, daha önceden gitmiş olan arkadaşımın tavsiyesiyle Sokaki Meyhane’ye vardık. Anason kokusu lezzetli mezelerin kokularına karışmış, dış görüntüsü ile değil, içinde bulunan insanlarla sizi tavlayan bir yer Sokaki. Mezeleri bize anlatan tatlı kızın biraz canı sıkılmıştı, muhabbet ederek gülümsetmeyi başardık. Ardından rakıyı biraz abarttık ama mezelerin hakkını verdik. Gecenin ilerleyen saatlerinde mekanın sahibi Giritli ailenin elleriyle yaptığı boğma rakıyı da shot’layınca işler birazcık değişti. Değişti demektense koptu demek daha doğru olacak. Gece bitmesin dedik ve Ayvalık’taki bir pub’a canlı müzik dinlemeye gittik. Sonrasında hatırladıklarımızı birleştirince neden olduğunu bilmediğimiz bir maceraya atıldığımızı fark ettik (ayvalik’ta macera?) 2 metrelik duvarlardan neden atladığımızı bilmeden atlayarak geçerken arkadaşımızın ayağını mefta ettik. Hastaneye burası kapalı diyerek 2 defa gitmek zorunda kaldık (don’t drink and drive) ve en sonunda kendi röntgenimizi kendimiz çekip, teşhisi de kendimiz koyarak sorun olmadığına karar verdik. Anne korkusundan evine gidemeyen arkadaşımızı kaldığımız otelde misafir ettik ve sabah annesinin çok şey anlatan bakışları ile geceyi ve futbol topu büyüklüğüne gelmiş ayak bileğini nasıl açıklayacağımızı bilemedik. Kısaca vermek istediğim mesaj şu: Sokaki’ye gidin ama o son boğma rakıyı içmeyin 🙂

ANTİKA

Antikacı cafe çok iyi fikir değil mi? Ayvalık’taki Antika Pazarı aynı zamanda cafe olan birçok işletmeye ev sahibi. Cafe dediğim 1 masa 2 sandalye değil. Hepsinin ayrı bir atmosferi, ayrı bir dekorasyonu var. Menüler laf olsun diye yapılmamış, hepsi birbirinden lezzetli ve farklı tatlar. Kahvaltı için Cafe’s, ardından kahve molası için Cafe Caramel’i tavsiye ederim. Özellikle Cafe Caramel mutfağından çıkan tatlıları es geçmeyin derim.

Antika Pazarı’ndaki her dükkanın içine teker teker girin, sizi çok farklı dünyalar karşılayacak.

 

Guldugumuze bakmayin, dun geceden paramparcayiz. ??????? #hangover cansu elter (@cansuelter) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Ayvalık’ın uzun zaman sonra yeni yüzünü gördüğüm için sevindim.