Afrika benim için bir rüya. Çok yakında tekrardan kavuşacağımı biliyorum ama yazıyı yazmak için fotoğrafları seçerken bile ne kadar özlediğimi fark ettim. Bir uçak bileti paranız varsa gidin. Vizesiz, ucuz bir cennet. Vereceğiniz en doğru kararlardan biri olacağını garanti ediyorum. Cape Town aslında Afrika’daki bir Avrupa şehri. Ben tekrardan gideceğim, isteyen arkama takılsın 🙂

Kelimeler yetmez ama aklımın kaldığı 3 özelliği ile Cape Town karşınızda:

1-Mother City

South Afrika’nın “Mother City’si olarak biliniyor Cape Town. Sebebi ülkenin tek metropolitan şehri olmasıymış. Şehrin ortasında yükselen Table Mountain çok enteresan bir doğa harikası. Üstü törpülenmiş bir dağ düşünün, ve bu dağın tepesinden bulutların yeryüzüne doğru aktığını hayal edin (akmak bariz bir şekilde doğru kelime). Oturup tüm gün izleyebileceğim, harika ve saçma bir olaydı benim için.

Şehrin içindeki hediyelik eşya alabileceğiniz bir pazar Greenmarket Square. Pazarlık allahın emri, ama çok da şeyetmeyin sonuçta para birimleri bizim paramızın 5’te biri. Hemen yanında içinde hipster bir kahveci olan güzel bir kilise var. Bu kahveci neden burda diye sorduğumda gençleri bir şekilde kilisenin içine sokmak için böyle bir formül bulduklarını söylediler. Bence mantıklı 🙂

Screenshot_25

       Greenmarket Square / Cape Town

Yine şehrin içinde etraftaki sincaplar sebebiyle adeta Amerika’da bir parkta hissettiren bir park var, ismi Company’s Garden. Şehrin beyaz ırkı burada bir New Yorker edasıyla öğle yemeklerini yiyor. Genelde sandviç ve kahve. Huzurlu, tam kitap okumalık mekan ama çantayı kollamak gerek.

Company’s Garden / Cape Town

Steampunk iç tasarımı ile aslında dünyaca ünlü bir yer olan hipster mekanı Truth Cafe de illa ki görülsün diyeceğim yerlerden biri. Havasından suyundan değil, içindeki işçilikten.

f2_truth_coffee_shop_in_cape_town_yatzer

Truth Cafe / Cape Town

Bir nevi barlar sokağı olan Long Street, cüzdanınızı çaldırmanız için en ideal mekan 🙂 Bira ucuz, mekan bol. Biraz dikkatli olduktan sonra tadını çıkarabilirsiniz. Özellikle bu caddede bulunan Etiyopya restoranı Timbuktu‘yu tavsiye ederim. Yumuşacık, bembeyaz, rulo halinde ekmek ile gelen et ve sebze tabağını çatal bıçaksız yiyorsunuz. Hem yemekleri hem de restoranın acayip tasarımı için gidilmeli. (Gitmişken içerde değil, balkonda yiyin mutlaka)

new-years-eve-1

Long Street / Cape Town

 

Yaz yaz bitmez, bundan sonrasında uğramanız gereken noktaları yazıyorum;

Zengin evlilik mekanı Camps Bay,

kendinizi bulutların üzerinde hissetmenizi sağlayan Signal Hill,

tarihe yön veren olayların yaşandığı Robben Adası,

rengarenk müslüman mahallesi Bo Kaap,

8011a4_e8fab42453f84b76a514097d70a67a06

Bo Kaap / Cape Town

 

şehrin içindeki botanik cenneti Kirstenbosch,

penguen mekanı Boulders kumsalı,

turistik sayfiye yeri Kalk Bey,

parası olmayanın gitmemesi gereken Clifton Beach,

e hadi oradan da bahsedelim, Cape Town’ın en turistik yeri V&A Waterfront,

üniversiteli ilçesi Stellenbosch,

ve tarih derslerimize de konu olan Ümit Burnu bu Mother City isminin hakkını veren spot noktaları.

Screenshot_22

Kirstenbosch / Cape Town

Screenshot_23

 

Screenshot_28

Screenshot_30

Ribbet collage

Screenshot_46

       Stellenbosch / Cape Town

2-Braai&Partying

Ecnebinin barbeküsü, bizim mangalımız, afrikalının Braai’si oluyor efendim. Hatta gözümün üstünde kaşım var gibi sebeplerden sürekli Braai partileri yapılıyor. Beyaz ırk genelde müstakil evlerde yaşıyor, bahçelerinde haftasonları partiler goygoylar gıybetlerden geçilmiyor. Bir de o taraflara gitmişken zamanı doğru ayarlayarak en azından bir festivale katılın. Benim seyahatimde Remfest vardı ama asıl bomba Africa Burn. Burning Man’in atası da diyebiliriz. Bunun dışında şehrin içindeki bar ve pubları da iyi ama bir Berlin değil tabi. Kısacası eğlenmesini bilen bir gençlik var, siz de biliyorsanız adaptasyon çok mümkün.

Ribbet collage

Screenshot_40

Ramfest / Cape Town

Screenshot_41

Ramfest / Cape Town

Screenshot_42

 

Ribbet collage

Ribbet collage

       Şehir Hayatı / Cape Town

3- Lekker

Lekker Afrikaan dilinde lezzetli demek. Ama iyi, güzel, hoş bulduğunuz her duru için kullanabiliyorsunuz. Ne olduğunu yedikten sonra öğrendiğiniz çeşit çeşit hayvan eti, lokal inanılmaz lezzetli biralar, Bozcaada’nın bayaa kopyası üzüm tarlaları, penguenler, kafes dalışı, ulusal parklar, sörfün anavatanlarından biri olması hep çok lekker şeyler. Bu lekker şehre mutlaka gidin diyerek son karelerle yazıyı sonlandırıyorum 🙂

Screenshot_55

       Bread Milk & Honey / Cape Town

Screenshot_47

Screenshot_44

       Kirstenbosch / Cape Town