Aslında bu gecikmiş bir yazı. Bundan tam 1 sene önce, bahara henüz merhaba dediğimiz bir mevsim geçişinde Trabzon’a ayak bastık. Sümela Manastırı ve Uzungöl‘e minik ziyaretlerimizin ardından da Çamlıhemşin’de aldık soluğu. Karadeniz bizim topraklarımızda olduğu için şanslıyız. Henüz yeşil yol bu güzel yeşillikleri mahvetmeden mutlaka ziyaret edin.

İşte karşınızda 3 kelime ile Karadeniz:

1- YEŞİL

Ayder Yaylası

Ayder Yaylası

Ayder Yaylası

Karadeniz ziyaretinde evimiz 1300’lü yıllardan beri yaşamın var olduğu Ayder Yaylası oldu. Yayla 1300m rakımda. Daha önce rezervasyon yaparak 250 yıllık yıkıldı yıkılacak 🙂 bir konak olan Çağlayan Pansiyon‘da kaldık. Yaylada aslında birçok otel de var. Görüntüleri hoşuma gitmese de yaşamsal ihtiyaçlar için daha konforlu olabilir. Ama ben bir daha gitsem, yine otel dışındaki alternatifleri tercih ederim. Karadeniz’i ona özgü kültürü ile yaşamalısınız. Her sabah yemyeşil bir doğaya uyandığımız konağımızın küçük penceresinden uzun bir akarsu görüntüsü bize eşlik etti tüm konaklamamız süresince.

Ayder Yaylası

Çağlayan Pansiyon

Karadeniz’in yemyeşil doğası ve fazla oksijeni hem ruhunuzu hem de bedeninizi sürekli fresh, süreki dinç tutuyor. Mevsim geçişinde geldiğimiz için hava çok sıcak değildi, ama hiç üşümeden çimlerde yıldızları seyredebileceğimiz kadar da ılımandı.

Ayder Yaylası’nda bulabileceğiniz şey bol bol yeşillik, eski konaklar, birkaç otel, şanslıysanız geceleri görebileceğiniz tilkiler, dev akarsu ve zipline 🙂 Ki o konuya da birazdan geleceğiz.

Zil Kalesi

Zil Kalesi Karadeniz

Zil Kalesi

Zil Kalesi

Zil Kalesi

8 burcu, bir de gözetleme kulesi olan Zil Kalesi’nin tarihi 1871 yılına dayanıyor, ancak bu kale ile ilgili tarihinden ziyade anlatmak istediğim başka bir şey var. Bu kaleye çıktığınızda karşınıza çıkan Fırtına Vadisi ve sonsuza kadar gider gibi görünen yeşil tepeler, sis, vadide dolaşan vahşi kuşlar, hiçbir kameranın birebir resmedemeyeceği kadar güzel bir manzara. Biz çok denedik, elimizdeki hiçbir makine ile gözümüzle gördüğümüz güzelliği resmedemedik, olmadı 🙂 O kadar büyülü ki, sanki dünyada değilsiniz. Sanki orası Lord of the Ring, siz de zavallı bir hobbit 🙂

Zil Kalesi

Zil Kalesi

Cinciva Köprüsü 

Cinciva Köprüsü

Cinciva Köprüsü

Cinciva Köprüsü

Cinciva Köprüsü

Cinciva Köprüsü

Cinciva Köprüsü

Aslında şimdiki adıyla Şenyuva 🙂 Muhlamayı Karadeniz mutfağına kazandıran yer işte burası. Fotoğrafta gördüğünüz yer Çinçiva Köprüsü. Otursanız tüm gününüzü geçirirsiniz, öyle güzel bir manzarası var. Hemen altından Fırtına Deresi geçiyor. Birkaç yüz metre ilerisinde de Çinçiva Kahve işletmesi var. Bu kahvede öğünlerinizden birini mutlaka geçirin çünkü yemekler ef sa ne! Bir de nedense geleneksel Karadeniz evi prototipi yapmışlar bu bölgeye, gelen görsün diye. Giderken şarabınızı almayı aman unutmayın. Makinenizin de şarjı tam olsun, burası tam fotoğraflık.   Ortan Köyü

Ortan Köyü

Ortan Köyü

Bu köy biraz acayip. Vakti zamanında köyün 70 yaşındaki yerlisi artık kullanılmayan tabelaları toplayarak yolda karşılaştığınızda şaşıracağınız mesajlar bırakmış. (de ayrı yazılır ama o kadar olsun :)) Yol çok keyifli. Zaman zaman darlaşıyor, çamurlara saplanıyorsunuz filan ama sonunda gördüklerinize değecek manzaralarla karşılaşıyorsunuz. Aşağıdaki gibi bir manzarayı sanırım hayatım boyunca bir daha göremem.

Ortan Köyü

Ortan Köyü

Ortan Köyü

Ortan Köyü

Ortan Köyü

Ortan Köyü

Cat Yolu

Cat Yolu Karadeniz

Cat Yolu

Minik yavrumu bulduğum yol:) Yolda nedense bir ara kederlere gark oldum. O havada o yeşillik içinde nasıl olur diye sormayın, arada oluyor işte. Tam o sırada minibüsümüz yavaşladı. Sebebini anlamak için kafamı pancereye döndürmemle beni kederden kurtaracak minik yavruyu gördüm. Şoförü feryat figan durdurdum, hemen kendimi dışarı attım ve sürünün en tatlı yavrusuna kavuştum. Karadeniz’in sadece havası, suyu değil, canlıları da bir başka. Kavron Yaylası

Kavron Yaylası

Kavron Yaylası

Mayıs ayı olmasına rağmen henüz erimemiş karın epey zorlaştırdığı bir yolu aşarak Kavron Yaylası’nda soluğu aldık. Biz gittiğimizde Yeşil Yol çalışmaları yolumuzun üzerindeydi, kimbilir şimdi nerede. Yeşil Yol çalışmalarının bu güzel diyarı mahvetmemesini temenni ederek yazıma devam ediyorum. Çünkü gerçekten bir Karadeniz daha yok.

Kavron Yaylası

Kavron Yaylası

Kavron Yaylası Yaylada ilerlerken karla kaplı yolun biraz garip olduğunu fark ettik. Karı biraz eşelediğimizde aslında üzerinde durduğumuz şeyin yol değil, bir çatı olduğunu anladık. Böyle garip maceralar sizi yaylalarda bekliyor:) Sal Yaylası

Sal Yaylası Karadeniz

Sal Yaylası

Sal Yaylası Karadeniz

Sal Yaylası

Sal Yaylası Karadeniz

Sal Yaylası

Sal Yaylası Karadeniz

Sal Yaylası

Sal Yaylası da en az Kavron Yaylası kadar zorlu bir yolun sonundaki hediye. Hatta yol üzerinde şansliysanız   bir tilki, ne bileyim belki bir ayı görebilirsiniz. Ben göremedim ühühühüh 🙁 Uzungöl

Uzungöl Trabzon

Uzungöl Trabzon

Biz uçaktan indikten hemen sonra Hemşin’e gitmeden Uzungöl’e uğradık ama açıkçası biraz hayal kırıklığı oldu benim için. Göl kendi başına çok güzelken etrafı ucuz turistik bir otel yığınına dönmüş. Karadeniz’de olmama rağmen yerel bir şey tadamadım çünkü yabancı turist ‘kebab’ istiyor diye tüm restoranlar kebapçı olmuş, ki bence mutfak seyahatlerdeki en önemli 2. şeydir. Görmedik demeyiz diyerek gittik ama bence gitmeseniz de olur.

Uzungöl Trabzon

Uzungöl Trabzon

Uzungöl Trabzon

Uzungöl Trabzon

Sümela Manastırı

Sümela Manastırı

Sümela Manastırı

Hikayesini çoğunuz biliyorsunuzdur ama kısaca bahsedeyim:

Sümela Manastırı

Sümela Manastırı

Atina’lı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş rüyalarında, Meryem’in bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela’nın yerini görürler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon’a gelir, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatır ve ilk kilisenin temelini atarlar. Ne kadar duygusuz anlattım 🙂

Sümela Manastırı

Sümela Manastırı

Rüyalara giren bu doğa harikası zamanın ve insan faktörünün etkisiyle minik bir miktarda bozulsa da güzelliğinden çok bir şey kaybetmemiş. Tabi ki burası da turistik. Doğa ve tarihle başbaşa kalayım isterken bir anda mısır ister misin abla lafıyla irkiliyorsunuz ama sanırım bunu engellemek çok mümkün değil. O sebeple alın o mısırı ve keyfinize bakın 🙂 2- MACERA Zipline  

Zipline Karadeniz

Fırtına Vadisi – Zipline

Benim gibi hem korkak hem de macera heyecanını yaşamak uğruna aklına laf geçirebilen biriyseniz Zipline size göre. Hemşin’in çeşitli yerlerinde var. Biz 2 yerde yaptık; Fırtına Vadisi ve Ayder Yaylası’nda.  

#yuchiylehemsin #camlihemsin #karadeniz #rize #zipline cansu elter (@cansuelter) tarafından paylaşılan bir video ()

Ayder Yaylası – Zipline

Çok pahalı değil, altı üstü 10 TL, ama bağimlılık yapıyor, en az 3-4 kere uçmak istiyorsunuz, sonra demedi demeyin.

Rafting

Rafting Karadeniz

Rafting Karadeniz

Bir diğer macera ise rafting. Nispeten Zipline’den biraz daha tehlikeli. 6-8 kişilik botlarda, yanınızda 2 rehber eşliğinde Karadeniz’in coşkun dalgalarını geçiyorsunuz. Sanırım kişi başı 35-40 lira verdik ama sonuna kadar değdi. Üzerine bir de yolculuk boyunca çektikleri fotoğraflari bir CD’de hediye ediyorlar (CD ne ya?)

 

Rafting Karadeniz

Rafting Karadeniz

Yayla yolu

Kavron Yaylası Karadeniz

Kavron Yaylası Karadeniz

Mayıs ayında yayla yollarındaki buzlar yavaştan erimeye başlıyor, tertemiz mis gibi bir hava ve ölüm tehlikesi eşliğinde yaylaya çıkmanın heyecanı bir başka oluyor 🙂 Düşme tehlikesi, çığ tehlikesi, vahşi hayvanların karşınıza çıkma tehlikesi ve mutluluktan ölme tehlikesi, kararı siz verin.

 

Kavron Yaylası Karadeniz

Kavron Yaylası Karadeniz

3-SU

Yağmur

Ayder Yaylası

Ayder Yaylası

Karadeniz’e gidiyorsanız zaten kabul etmeniz gereken mevsim gerekliliği. Güneş varken yağmur yağabiliyor, bulutlar varken bir anda güneş açabiliyor ama taptaze hava baki kalıyor. Siz aman yağmurluksuz gitmeyin üstünüze gülerler.

Fırtına Şelalesi

Fırtına Şelalesi

Fırtına Şelalesi

Hemşin’in tam 57 km uzunluğundaki haşin çocuğu. Yazı boyunca adı bol bol geçti, bendeki etkisi geçmedi. Üzerindeki köprülerden birinde otursanız akşama kadar izlersiniz. Tabi yanında çay olmalı, çay önemli.

Ayder Yaylası Kaplıcaları

Ayder Yaylası Kaplıcaları

Ayder Yaylası Kaplıcaları

Otel banyoları kesmiyor, kaplıcaların da şifalı olduğu söyleniyor diye soluğu orada aldık. İyi yapmışız. Yerli teyzeler dövmelerime biraz takıldılar ancak hoş görmek lazım, duymazlıktan gelmek en iyisi 🙂 Çok pahalı değildi, sanırım 30 TL ödedik. Gitmişken şifa için mutlaka uğrayın.

Kar

Sal Yaylası Karadeniz

Sal Yaylası Yolu

Mayıs ayının bize hediyesi henüz erimeye başlayan kar oldu. Ara ara içine girdik, ara ara tadına baktık, ama hiç üşümedik. Hatta fotoğrafta gördüğünüz gibi tshirt’le dolaştık.

Tar Şelalesi

Tar Şelalesi Karadeniz

Tar Şelalesi

Büyülü bir yol daha, 1 saatlik bir yeşilin 100 tonu hikayesine hoş geldiniz. Tüm yol yeterince güzel değilmiş gibi sonunda göğe kadar yükselen Tar Şelalesi ile karşılaşıyorsunuz.

Tar Şelalesi Karadeniz

Tar Şelalesi

Karadeniz temiz havanın, bedeninize iyi gelecek trekkinglerin, suyun, samimiyetin, heyecanın ve kendinize şu soruyu sormanın yeri; ben bunca maile bakıyorken, trafikte saatler geçiriyorken, mutlu olmak için tatmin olmaya, tatmin olmak için para kazanmaya, para kazanmak için çalışmaya, çalışırken mutsuz olmaya devam ederken, bu şelalenin dalgası, bu taşa çarpmaya devam ediyor mu?

Gidin, hayatınız değişmeyecek olsa da, değişimi sorgulamaya başlamanız için güzel bir start olacak.