Ben Çeşme tatilcisi bir insan değilim aslında. Bu yaz Çeşme’ye gitme sebebim yakın bir arkadaşımın düğününe katılmak içindi. Mazeret bilerek de atladık arabaya, bir çılgınlık yaparak bayram trafiğinde Çeşme’ye gitmeye kalktık. Size önerim, bayram trafiğine taktik işlemiyor. İlla ki o trafiği çekiyorsunuz. Yine de mümkün olduğunca Yandex haritaları kullanın çünkü çok sıkışan yollarda size alternatif köy yolları öneriyor. Bir de yolda yazılan yorumları okuyup gülüyorsunuz 🙂

Who needs roof when it’s summer? ?✔

cansu elter (@cansuelter) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

 Dediğim gibi ben Çeşme’ci bir insan değilim. Az çok benim kafamdaysanız Çeşme size önereceğim şeyleri yapmak için bile gitmeye değer.     1-MAVİ      


Bu başlığa şu cümle ile başlamak istiyorum; plajlar bizimdir! Çeşme plajları kuzeyden güneye sırasıyla şöyle; Paşa Limanı, Ilıca Plajı, Aya Yorgi Koyu, Kocakarı Plajı, Tekke Plajı, Plajı, Altınkum Plajı.

Bu koyların çoğu buz gibi biraya girmişsiniz hissi yaratsa da Ilıca’nın masmavi denizi daha ılıman. İzmir’e en yakın koy olması nedeniyle de İzmirli tatilcilerin en sevdiği nokta. (Bu arada Çeşme, diğer tatil beldelerinin aksine çoğunlukla yerli turistlerin görülebileceği bir tatil beldesi) Beachler konusunda şunu söyleyebilirim. Girişi ortalama olarak 50 TL, bence this is not fair. Beachlerde aldığınız hizmet iyi olsa da bir kokteyl 45 TL. Yani tüm yaz boyunca Çeşme neden bu kadar pahalı diyenlerin isyanını çok haksız bulmuyorum. Zaten benim olan plaja para vererek girip, içinde alkol bile olmayan bir kokteyle 45 lira vermek. Yapmayın. Masmavi olan denizi tertemiz orası ayrı. Ve tüm bunlara rağmen plajlar tıklım tıklım. Gitmeden önce rezervasyon yaptırmakta fayda var. Bir de bari gidiyorsunuz, fırsatları kaçırmayın. Örneğin bu sene Avea Prime’ı olanlara Kum Plajı içindeki Madeo Beach girişi yarı fiyatınaydı. Benzer fırsatlar diğer plajlarda da mevcut.

Babylon Beach güzel plajlardan bir diğeri ve çok hip. Keza Sunset Beach de öyle. O kadar kalabalıklar ki erken gitmezseniz ya giremiyorsunuz ya da girdiğinizde denize en uzak mesafede yer bulabiliyorsunuz. Bir diğer konu da bu plajlarda karşılaşacağınız ortam. Genel olarak elektronik müzik hakim ve chill out başlayan gün akşam after party ile devam ediyor. Barların etrafı eller havaya kızlar ve olduğu yerde sallanan çocuklarla dolu (bana göre değil demiştim) Kısaca müzikler iyi ama kitlesi için aynı şeyi söylemek çok zor. Benim gibi ilk defa gidiyorsanız ne ile karşılaşacağınızı bilin istedim.

Cesme Madeo Beach

Cesme Madeo Beach

Cesme Madeo Beach

Cesme Madeo Beach

 

2-KUMRU

Bizzat Çeşme doğumlu sevgili arkadaşım Tolga’nın katı yönlendirmesiyle 🙂 Kumrucu Erol‘a giderek kumru yedik. Hemen yanında da bir diğer ünlü kumrucu Şevki bulunuyor ve ikisi de basit 2 büfe olarak başlamışlar. Erol daha özeniyormuş, Şevki daha fabrika mantığında imiş 🙂 Alaçatı Çarşı’yı dolaştıktan sonra güzel bir mola vermek istiyorsanız seçeneğiniz Erol olsun. Dediğim gibi ben demiyorum, yerlisi diyor 🙂 Bir not: Kumru ekmeği İstanbul’da gördüğümüz düz fırın ekmeklerinden değil, nohut ile yapılan özel bir ekmek.

Alacati

Alacati

Alacati

Alacati

Alacati

Alacati

 

3-KAHVALTI

İşte asıl şimdi keyifle anlatmaya başlıyorum. Kahvaltı en önemli, en zevkli, en uzun sürmesi gereken günlük ritüel olmalı benim nazarımda. Ve Çeşme kesinlikle iyi kahvaltı için doğru mekan. İlk gün kahvaltı için gitttiğimiz Su’dan, her şeyine ama her şeyine verdiği özenle beni ağlatacaktı. Bu kadar güzel ve farklı tatlardan oluşan bir kahvaltıyı çok uzun zamandır yapmamıştım. Özellikle avokadolu poşe yumurta beni tarifini gidip isteyecek kadar kendine aşık etti. Hizmet, temizlik, mekanın dekorasyonu, bu ayrıntılardan bahsetmiyorum bile. Bu yazıdan en azından bir tavsiye alacaksanız, o mutlaka Su’dan olsun. Su’dan aynı zamanda bir otel ve kullandığım banyosunda konaklayabilirdim, o kadar güzel. Kısaca Su’dan, Su’dan, Su’dan! (ucuz değil bilesiniz, çift kişilik kahvaltıya 170 TL verdik ama bir garsonu yemedik. Hazmedelim diye de ev yapımı kurabiye ikram ettiler:) )

Cesme Su'dan

Cesme Su’dan

Cesme Su'dan

Cesme Su’dan

Cesme Su'dan

Cesme Su’dan

Bir diğer efsane kahvaltı mekanı da Zeytinaltı. Haritasız bulmanız çok kolay değil çünkü şehrin içinde ya da yol üstünde değil, toprak daracık bir yolun sonunda. Arnavut bir aileye ait dev bir bahçenin içindeki Zeytinaltı, geleneksel bir Türk kahvaltısı sunuyor. Reçelli lor ve pişi istemeyeni dövüyorlar 🙂 Mekan sahibi pek bir hoşsohbet Atilla, bahçenin tüm dekorasyonunu kendi elleriyle yapmış. Kahvaltıdan sonra hamaklarda uzanın, mutfağa girin, ağaca tırmanın, bahçedeki ekililere bakın, tüm bunlar mekan sahibini sadece mutlu ediyor.

Cesme Zeytinalti

Cesme Zeytinalti

Sen ne guzel seysin yaz?

cansu elter (@cansuelter) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Cesme Zeytinalti

Cesme Zeytinalti

Cesme Zeytinalti

Cesme Zeytinalti

Cesme Zeytinalti

Cesme Zeytinalti

Cesme Zeytinalti

Cesme Zeytinalti

Cesme Zeytinalti

Cesme Zeytinalti

BONUS: ALTERNATİF EĞLENCE

Çeşme’de tahmin etmediğim ve daha önce deneyimlemediğim bir partiye katıldım; Termal Parti. Şöyle izah edeyim; Çeşme’nin Şifne adlı bölgesinde termal su kaynakları ve hali ile bunun turizmi var. Tahmin edebileceğiniz gibi bu termal su kaynaklarının bulunduğu tesislerin yaş ortalaması 70. Ama biri kalkmış ve bu sıcak termal havuzlarına gençleri nasıl sokarım demiş ve termal partiler düzenlemeye başlamış. Bir dj eşliğinde gece 00:00’da başlayan parti sabah 06:00’a kadar sürüyor. Değişik bir deneyim.

 

Bu parti romatizmalarima iyi geldi #thermalparty

 

cansu elter (@cansuelter) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Kısaca Çeşme benim hayatımda ilk 3’e girmez ama lezzet ve tertemiz deniz için en azından bir kere uğrayın:)